13 Şubat 2013 Çarşamba

BASİT BİR FİKİR

Malum sevgililer günü geldi çattı. Bende bugüne özel bir şey yapayım dedim. Ama öyle bloglarda rastladığım şahane fikileri uygulayacak enerjim olmadığından ne yapayım diye düşündüm.

 Küçüklükten beri meraklı olduğum sakızlardan çıkan karikatürleri biriktirme huyum imdadıma yetişti. Şıp sevdi sakızlarının karikatürlerini kağıt torbanın üzerine yapıştırdım oldu bitti.

İçinede aldığımız hediyeleri koydukmu işte harika basit bir hediye paketi oldu. Beğenirsiniz umarım.

7 Şubat 2013 Perşembe

PORTAKAL KABUĞU REÇELİ


Her akşam portakal yedikçe ve o güzelim portakal kabukları çöpe gittikçe bunlardan ne yapırım diye düşünmeye başladım. İnternette azacık araştırınca bir çok örneğe rastladım. Kimi içine mum eritip koymuş ve kokulu mum yapmış. Kimi kurabiye kalıpları ile kesip kurutmuş ve çeşitli şekilde dekoratif anlamda kullanmış. Bende reçel yapayım dedim.

Rahmetli bir Gönül Teyzemiz vardı. O anneme tarif etmişti ben kulak misafiri olmuştum. Ama daha önce hiç yapmamıştım. Önce kabukları istediğiniz şeklide doğruyorsunuz. Bir kaç gün su içinde bekletiyorsunuz. Bu süre içinde birkaç kere suyunu değiştiriyorsunuz. Sonra onlar epeyce yumuşuyor. Daha sonrada normal reçel pişirir gibi pişiriyorsunuz. Hepsi bu.

Portakal kabuğu tanelerini reçelin suyundan ayırıp biraz kağıt havlu üzerinde bekletip üztüne şeker serpersenizde pasta kek süslemesinde portakal kabuğu şekerlemesi elde edersiniz. Erimiş çikolataya batırıp portakallı çikolata elde edebilirsiniz. Yani bir çok şeklide kullanılabilir.

Kahvaltı sofralarındada lor peyniri ile çok lezzetli oluyor. Benim gibi peynir ile reçel yemeği sevenler için müthiş bir tat olacaktır. Böylece portakalın hiç bir tarafı atılmadan herşeyi değerlenmiş oluyor.

7 Ocak 2013 Pazartesi

SAPANCA'DA BULDUKLARIM


Sapanca hafta sonları gidilebilecek şirin bir belde bildiğiniz gibi. İstanbullu olup, hafta sonu balık yemeğe, kahvaltıya, göl kenarında ya da dağlara doğru dere kenarında piknik yapmaya, trekking yapmaya Sapancaya gitmeyen yoktur herhalde. Her mevsim ayrı güzeldir. Bizde fırsat buldukça sadece yemek içmek gezmek temiz havadan nasibimizi almak için gidiyorduk. Bu sefer gidişimizde çevreyi ve mahalle aralarını detaylı gezince eskici dükkanlarına rastladım. Ama ne eskiciler sanki Çukurcuma. Bir sürü şey bulabilirsiniz. Mobilyasından, çeşitli ev eşyalarına, kıyafetten takılara herşey var. Eskiler yediğin içtiğin senin olsun gördüklerini anlat derler ya bende yediğimi içtiğimi gördüklerimi bırakıp bulduklarımı anlatacağım. 


Aslında alınacak çok şey vardı ama ben hazırlıksızdım. Birdahaki sefere inşallah. 


Bir şamdan ve güzel bir kutu aldım.
Şamdanın artnouveau detayları beni çok etkiledi. Gaudi'nin eserlerini hatırlattığından tabiki hemen ilgimi çekti.



Kırmızı kutu ise metal rengi ile japon dolaplarını çağrıştırıyor. 



Hiç umulmadık bir yerde karşımıza ne çıkar bilinmez. Ben şamdanım ve kutumla Sapanca'dan bu sefer farklı duygularla ayrıldım.

15 Kasım 2012 Perşembe

BOZUK PARA ÇANTASI



Süt kutusundan bozuk para çantası yapmışlar. HOBİ DENİZİ 
blogunda rastladım. Bunu yapmalıyım diye not almıştım.


Migros'un Mutluluk Festivali için Dimes'in özel ambalajda yaptığı meyve suyu kutularını görünce tamam dedim. Çok beğendiğim bu fikri bu kutularla deneyebilirim.


Başladım çalışmaya. Ancak kutu çok kalın süt kutuları gibi daha ince ve yumuşak değil. Katlarken çok zorlandım.


Ambalajın kenarlarını elektirik kablolarını sarmak için kullanılan renkli bantlarla geçtim. Yapım aşamaları Hobi Denizi Sitesi'nin verdiği yabancı blogda anlatılıyor.


Gören herkes çok beğendi. Hatta bazıları cebimden aşırmaya çalıştı ama ben yemedim tabii. 


8 Kasım 2012 Perşembe

YİNE KOLYE YENİLEME


Yine bir kolye yenileme ile karşınızdayım. Bu kolyeyi 7-8 sene evvel almış ya bir kere bilemedin iki kere takmıştım. Öylece bir kenarda atıl bir şekilde duruyordu.


Çarşı pazar gezerken tezgahlarda yaka şeklindeki metal parçalardan yapılmış kolyeler dikkatimi çekti. Daha öncede söylediğim gibi ben ıvır zıvır elime geçenleri atamam. Bigün bir yerde kullanırım diye biriktiririm. Evde lakabım çöpçüdür. Böyle olunca vitrinlerde gördüğüm her şeyi ben bunu bir şekilde yapabilirmiyim diye düşünürüm.

 Bazen ışık çakar ve sakladığım bir objeyi vitrinlerde tezgahlarda gördüklerimden esinlenerek değiştirme fikirleri geliştiririm.

Bu kolyedede böyle oldu. Gördüğüm yaka şeklindeki kolyelerden esinlenerek kolyemi bu şekle getirdim. Ortadaki iki parçayı çıkardım. Yanyana getirip birleştirdim ve yaka şeklini vermeye çalıştım. Ortasınada tokadan kopmuş fiyongu diktim. 

Kullamadığım bu kolyeyi atıl halden çıkarıp gömlekler ile kullanılabilecek çok şık bir kolye haline getirdim.  

2 Kasım 2012 Cuma

KOLYE'NİN DEĞİŞİMİ


Bu kolyemi severek almıştım ve severek takıyordum.


 Ancak rengi değişti ve yer yer beyazlaştı. Takılamaz bir hal aldı. Öyle bir kenarda bekliyordu. 



Bu aralar oje ile boyamaya taktım. Oje ile neler boyayabilirim diye dolaşan bir tipe dönüştüm. Bu düşüncelerle dolaşırken öyle takılmadan bekleyen bu kolyem aklıma geldi.


Uygun bir renkte ojeyi alıp elime boyamaya başladım. Daha sonrada bloglarda rastladığım çok moda olan bir tarafı parmağa bir tarafı bileğe takılan bileziklerden yapma fikri geldi aklıma.


Çok hoşuma gitti bu fikir şimdi takılmayan küpeleride bu şekilde değiştireceğim.


Böylece kenarda bekleyen takılarım değerlenmiş olacak.

30 Ekim 2012 Salı

SAÇ BANDI


Ben amerikan bezini çok seviyorum. Dokusu duruşu rengi çok hoşuma gidiyor. İşte bu saç bandınıda elimde kalan amerikan bezinden yaptım.

Romantik bir duruşu olsun istedim.


Dantel ipinden çiçekler ördüm. Saç bandı şeklini verdiğim bezin üzerine diktim ve boncuklarla süsledim.


Bandın arkasını lastik toka ile birleştirdim.

Yaz akşamları beyaz bir elbise ile çok şık olacağını düşünüyorum.