Benim bakla sofa minicik büromun içinde dış kapı hariç tek kapım var. Onuda Karaköy boyacılarından aldığım kara tahta boyası ile boyadım. Üzerinde kışın, karın sembolü geyik başı çizince tam oldu. Geçip geçip karşısına tahtamı seyrediyorum.
16 Ocak 2014 Perşembe
13 Ocak 2014 Pazartesi
KIŞ GÜNLERİNİN EN GÜZEL UĞRAŞI
Evet kış günlerinde hepimiz yünlerle uğraşmaya başlarız. Ben en çok battaniye örmeyi seviyorum. Bu sevgim sanırım küçükken annemin kalmış yünler ile eskiyen ve küçülen kazaklarımızı sökerek elde ettiği yünlerle rengarenk battaniyeler örmesine dayanır. Tüm aile bireylerinin herbirine bir tane örmüştü. Mahallede teyzelerde birbirleri ile yün alışverişi yapar ve uygun renkleri birbirlerinden temin ederlerdi. Bu dayanışma ve sohbetler eşliğinde battaniyeler
Bende battaniye örmeye başladım.
İnternetten şu şemayı buldum ve sanki kanaviçe işler gibi her bir kare bir motif olacak şekilde örmeye başladım. Bu şekilde örülmüş battaniye örnekleri pinterestte çokca bulunmakta.
Bu kış uğraştığım en zevkli iş bu battaniye işi oldu.Bitmesine epey bir süre var. Bitince buradan beğenilerinize sunacağım.
2 Kasım 2013 Cumartesi
BABAMIN CİVATALARI
Bu çeşit objelerin cool havası benim çok hoşuma gidiyor. Biraz dantel ile de bu cool havayı yumuşatıp romantik bir dokunuş sağladım.
İkea'nın kağıt metresi, dantel parçaları, kurdele ile süslediğim civataları mumluk ve kağıt ağırlığı olarak kullanmayı düşünüyorum.
11 Ekim 2013 Cuma
80'LERDEN
Sene 1986 yazı ve ben lise2 den lise3 e geçmiştim. Temmuz ayı sonları ve üniversite kursuna başlamak için ağustosun 15'ini bekliyorum. En küçük kardeşim bu sırada ağır bir zaatüre geçiriyor ve hastanede yatıyor. Anlıyacağınız üzre çok sıkıntılı bir dönem geçirmekteyim. Hastaneye anneme gideceğim bir cumartesi günü sıkıntıdan biraz televizyon seyredeyim dedim. Televizyonda bir filme rastladım. Adı Pretty İn Pink. Film beni bir sardı ki sormayın herşeyi unuttum. Hastaneymiş hastalıkmış, üniversite sınavıymış herşeyi unutturdu bana. Ama bir sahneyide hiç unutmadım. Yukarıdaki sahne. Unutmadığım şeyde kızın yakasındaki iğne tabi. Valla o günden beri ben bu sahneyi hiç unutmadım. Dün bloglarda dolaşırken bu filmi post yapmış bir bloga ratsladım. Tabiki bendeki sevinci düşünün. Eski çocukluk arkadaşıma rastlamış gibi oldum. Yıllar önce beni benden alan flim bugünde beni benden aldı. Sizinde böyle sevinçleriniz oluyor mu?
5 Ağustos 2013 Pazartesi
BAYRAM ŞEKERİ
Malum iki gün sonra bayram. Şeker bayramıya şekerlerimizi alalım diye markete gittim. Bu çilek şeklinde sarılmış şekerleri görünce hemen aldım tabi.
Maksadım şekerler değil ambalaja vuruldum.
Çocukken topladığım şekerlerin kağıtlarını atmaz toplardım. Kıvırır çiçek yapar defterlerime yapıştırırdım. Kağıt bebeklerime elbise etek yapardım. Çocukluk günlerimi düşüne düşüne eve geldim.
Aklıma şekerleri ipe dizmek geldi. Hemen işe koyuldum. Adına ne diyeyim bilemedim.
İpe dizilmiş şekerlerimi bir tüle iliştirdim,
bir sehpa üzerine koydum ,
bir kütüphaneye astım,
bir masa üstüne koydum.
Daha neler yapacağım aklımda birsürü fikir var. Malzeme güzel olunca çok şirin işler ortaya çıkıyor. Sizlerin fikirlerinide almak isterim.
Ben bu çilekleri çok sevdim.
27 Temmuz 2013 Cumartesi
İSİM ETİKETİ
Ramazan geldiğinden beri havalarında sıcak olması sebebiyle sık sık cola almaya başladık. Halbuki biz öyle cola içen birileri değildik. Sıcaklardan içimiz yanıyor ve iftarda cola iyi gidiyor.
Kötü bir alışkanlık olduğuna katılıyorum ama ramazandan sonra bizde unuturuz bence cola içmeyi.
Neyse bardaklara cola doldururken keşfettim etiketini.
Hemen zarar vermeden şişeden çıkardım ve çatal bıçak kısımlarının bulunduğu alanı kestim.
Ailenin isimlerini yazıp çıktı aldım ve coladan kestiğim etiketleri üzerine yapıştırıp kestim.
İşte sofram için çok şık isim kartlarım oldu.
23 Temmuz 2013 Salı
GEÇMİŞTEN
Bir önceki postumda belirtiğim gibi bu sıralar kanaviçe işi yapmaya pek bi meraklandım. İnsan istedikçe ayağına gelir derlerya bu çok doğru. Dün eski ingilizce kitaplarıma bakarken arasından çıktı bu kanaviçe örneği. Üniversitede bir arkadaşım vardı. Annesi ona bir kazak örmüştü. Kazağın önünde bu kanaviçe örneği işli idi. Siyah kazak üzerine kırmızı gül ve yeşil yapraklar. Kazak v yakalı idi arkadaşım içine yakası dantelli tişört giyiyordu. Benimde çok hoşuma gidiyordu. Ozaman hatırlıyorum örneği banada getirde bende öreğim demiştimde oda getirmişti.
Kitap arasında bulduğum bu örnek onun kazağının örneği. Yıllar sonra önüme çıkınca hem o günleri hatırladım hemde kanaviçe sevdamın arttığı bu günlerde hoş bir süpriz oldu. Benim için kitaplar arasından karşıma çıkanlar eski günleri hatırlamama sebep olup, yüzümü güldürüyor günümü aydınlatıyor. Herkesinde günlerinin bu şekilde aydınlanması ümidi ile.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






















