6 Mart 2014 Perşembe

BÜROMA BAHAR GELDİ


Bu aralar parkta, yolda gördüğüm çiçeklerin telefonum ile fotoğraflarını çeker oldum. Bahar geldikçe doğa uyandıkça bende mutlu oluyorum ve bunlara tanık oldukça da fotoğraflayıp duruyorum bu güzellikleri. 


Epey bir birikince bunları fotoğrafçıda kart boyutunda bastırdım. Sonrada duvarıma yapıştırıp baharı büroma taşıyayım istedim. Çalışırken bile duvara bakıp baharı yaşamaya başladım. 






25 Ocak 2014 Cumartesi

KAR KAPANI


Hani rüya kapanları var ya Kızılderililerin uğur olarak gördükleri kullanım amacının evdeki negatif enerjileri uzaklaştırması, güzel rüyalar görmeye yardım etmesi olan süslü çemberler. Onlardan esinlenerek bende kar kapanı yapayım da bu sene hasret kaldığımız kar birazcık yağsın istedim. 



Kar tanesi motiflerini beyaz yünden ördüm. Sakladığım plastik kovanın demir sapını yün ile sardım ve ördüğüm motifleri bu demire astım.



 Demir sapın kenarlarına da Migros'tan aldığım kar tanesi şeklindeki masa örtüsü ağırlıklarını astım. Şimdi kar bekliyorum.



 Hem çocuklar sömestrde, kar yağarsa eğlencede olur onlar için. Tüm çocuklarımızın sömestrleri güzel geçer inşallah. 





24 Ocak 2014 Cuma

ÇEKİLİŞ

Tokideki Ses Blogu'nun sahibesi kendi el emeği göz nuru hediyeler hazırlamış bize. Sizde katılmak isterseniz aşağıdaki linke bir tık atınız.

http://bakimlianneler3.blogspot.com.tr/2014/01/tokideki-sesin-2-cekilisi.html

16 Ocak 2014 Perşembe

KARA TAHTA KAPIM



Benim bakla sofa minicik büromun içinde dış kapı hariç tek kapım var. Onuda Karaköy boyacılarından aldığım kara tahta boyası ile boyadım. Üzerinde kışın, karın sembolü geyik başı çizince tam oldu. Geçip geçip karşısına tahtamı seyrediyorum.


13 Ocak 2014 Pazartesi

KIŞ GÜNLERİNİN EN GÜZEL UĞRAŞI


Evet kış günlerinde hepimiz yünlerle uğraşmaya başlarız. Ben en çok battaniye örmeyi seviyorum. Bu sevgim sanırım küçükken annemin kalmış yünler ile eskiyen ve küçülen kazaklarımızı sökerek elde ettiği yünlerle rengarenk battaniyeler örmesine dayanır. Tüm aile bireylerinin herbirine bir tane örmüştü. Mahallede teyzelerde birbirleri ile yün alışverişi yapar ve uygun renkleri birbirlerinden temin ederlerdi. Bu dayanışma ve sohbetler eşliğinde battaniyeler
örülürdü. Güzel günlerdi. 
Bende battaniye örmeye başladım. 



İnternetten şu şemayı buldum ve sanki kanaviçe işler gibi her bir kare bir motif olacak şekilde örmeye başladım. Bu şekilde örülmüş battaniye örnekleri pinterestte çokca bulunmakta. 


Bu kış uğraştığım en zevkli iş bu battaniye işi oldu.Bitmesine epey bir süre var. Bitince buradan beğenilerinize sunacağım.  

2 Kasım 2013 Cumartesi

BABAMIN CİVATALARI



Bu civatalar babamın iş yerindeki makinelerinden çıkma. Koca koca demir yığını makine ve kalıpların bağlantı parçaları. Birer endüstriyel vintage örnekleri.


Bu çeşit objelerin cool havası benim çok hoşuma gidiyor. Biraz dantel ile de bu cool havayı yumuşatıp romantik bir dokunuş sağladım. 


İkea'nın kağıt metresi, dantel parçaları, kurdele ile süslediğim civataları mumluk ve kağıt ağırlığı olarak kullanmayı düşünüyorum.




11 Ekim 2013 Cuma

80'LERDEN





Sene 1986 yazı ve ben lise2 den lise3 e geçmiştim. Temmuz ayı sonları ve üniversite kursuna başlamak için ağustosun 15'ini bekliyorum. En küçük kardeşim bu sırada ağır bir zaatüre geçiriyor ve hastanede yatıyor. Anlıyacağınız üzre çok sıkıntılı bir dönem geçirmekteyim. Hastaneye anneme gideceğim bir cumartesi günü sıkıntıdan biraz televizyon seyredeyim dedim. Televizyonda bir filme rastladım. Adı Pretty İn Pink. Film beni bir sardı ki sormayın herşeyi unuttum. Hastaneymiş hastalıkmış, üniversite sınavıymış herşeyi unutturdu bana. Ama bir sahneyide hiç unutmadım. Yukarıdaki sahne. Unutmadığım şeyde kızın yakasındaki iğne tabi. Valla o günden beri ben bu sahneyi hiç unutmadım. Dün bloglarda dolaşırken bu filmi post yapmış bir bloga ratsladım. Tabiki bendeki sevinci düşünün. Eski çocukluk arkadaşıma rastlamış gibi oldum. Yıllar önce beni benden alan flim bugünde beni benden aldı. Sizinde böyle sevinçleriniz oluyor mu?