2 Kasım 2012 Cuma

KOLYE'NİN DEĞİŞİMİ


Bu kolyemi severek almıştım ve severek takıyordum.


 Ancak rengi değişti ve yer yer beyazlaştı. Takılamaz bir hal aldı. Öyle bir kenarda bekliyordu. 



Bu aralar oje ile boyamaya taktım. Oje ile neler boyayabilirim diye dolaşan bir tipe dönüştüm. Bu düşüncelerle dolaşırken öyle takılmadan bekleyen bu kolyem aklıma geldi.


Uygun bir renkte ojeyi alıp elime boyamaya başladım. Daha sonrada bloglarda rastladığım çok moda olan bir tarafı parmağa bir tarafı bileğe takılan bileziklerden yapma fikri geldi aklıma.


Çok hoşuma gitti bu fikir şimdi takılmayan küpeleride bu şekilde değiştireceğim.


Böylece kenarda bekleyen takılarım değerlenmiş olacak.

30 Ekim 2012 Salı

SAÇ BANDI


Ben amerikan bezini çok seviyorum. Dokusu duruşu rengi çok hoşuma gidiyor. İşte bu saç bandınıda elimde kalan amerikan bezinden yaptım.

Romantik bir duruşu olsun istedim.


Dantel ipinden çiçekler ördüm. Saç bandı şeklini verdiğim bezin üzerine diktim ve boncuklarla süsledim.


Bandın arkasını lastik toka ile birleştirdim.

Yaz akşamları beyaz bir elbise ile çok şık olacağını düşünüyorum. 

27 Ekim 2012 Cumartesi

DOĞANIN RENKLERİ


Doğanın bize gösterdiği renklere bakarmısınız. Allahım bu ne renk uyumu.

 
 
 



Fuşya rengi gövde, mor meyveler ve yeşil yapraklar.



Bu ne güzel bir bitki sizcede öyle değilmi?

24 Ekim 2012 Çarşamba

KAZAK VE YAKA


Küçükken aklımda hep kazaklarıma bir şeyler dikmek vardı. Hatta bileziğimin boncuklarını bir kazağıma dikmiştim. En çok o kazağımı seviyor ve giyiyordum.


O günler aklıma gelince böyle bir kazağım varmı değiştirbilirmiyim diye bakınmaya başladım. Daha önce yakası açık diye hiç giyinmediğim bu kazağı buldum.


 Yakası açık olduğundan yakasına birşeyler yapayım dedim ve pazardan aldığım lacivert dantel yakayı kazağa diktim.


Önce eflatun ile lacivert bir araya gelirmi diye düşündüm. Ancak son senelerde renkler karma bir şekilde kullanıldığından öylede kötü gözükmedi gözüme.


 Birde renk renk taşlardan oluşan broşumu takınca renk cümbüşüm tamamlandı.

 

21 Ekim 2012 Pazar

DANTEL İPLİĞİ İLE ÖRGÜ

 
Dantel ipliği ile örgü örülürmü diye düşündüm. Bir deniyeyim ne kaybederim dedim. Elimde daha önce ördüğüm şurda anlattığım http://gulegore.blogspot.com/2012/09/eldiven-ordum.html dantel eldivenden kalan 50 numara krem dantel iplik vardı. Böylece örmeye başladım.


Salaş bir görüntüsü olması için kalın şiş kullandım. 


Gelgelelim örmek o kadar kolay değil ip ince şiş kalın olunca ilmek kaçırma çok oluyor. Söküp söküp yeniden örmek gerekiyor. Yani sabır işi fakat bir sekron tutturduğunuzda çok zevkli bir işe dönüşüyor. Bende ip bitene kadar ördüm.


 Bitince elimde bir kaşkol uzunluğu kadar bir parça oldu. Şimdi bunu nasıl kullanabilirim diye sormaya başladım. Bir boyunluk yapma fikri aklıma geldi.


Çeşitli bloglarda rastladığım kumaşları birbirine ekleyip büyük bir çember oluşturulup boyuna dolamak fikri bana çok şık göründü. Ördüğüm parça dolamak için küçüktü. Elimde bulunan pazardan aldığım tül parçası ile birleştirdim.


Boyunluğum hazır havalar iyice soğumadan kullanmaya başladım.


Bu yöntem ile salaş bir balıkçı kazağı örmek istiyorum ancak şimdilik gözüm yemiyor. Ama bir bakarsanız başlamışım ve bitirmişim. Örersem onuda burda paylaşcağım söz.

8 Ekim 2012 Pazartesi

PELİT YAĞMURU'NA TUTULDUK...



Dün Belgrad Ormanı'na yürüyüşe gittik. Ben bu ormanı çok seviyorum. Çoçukluğumdan beri hafta sonları uğrak yerlerimizdendir. Rüzgarını, güneşini, karını, ağaçlarını, çiçeklerini, kurbağlarını,sazlıklarını ezberledim artık. Her mevsimini yaşadım. Şehir içinde böyle bir alana sahip olmak aslında çok büyük bir nimet. Baraj gölü çevresinde yürüyüşünüzü yapıp pikniğinizi yapabiliyorsunuz ve tertemiz orman havası ile oksijen deponuzu dolduruyorsunuz.


Yapraklar daha sararmasa da sonbahar gelmeye başladığı için pelit ağaçlarındaki o şirinmi şirin meyveler dökülmeye başlamış.




 Ama ne dökülme resmen yağmur şeklinde. Rüzgar estiğinde patır patır dökülüyorlardı. O sezsiz ormanda oluşturdukları sesler dinlenesi insanın içine huzur veren cinstendi. Ancak kafamıza isabet ettiğinde biraz acı verdiler. Ama gerçekten görülmeye de dinlenmeye de değerdi. Ormanın sesi olmuştu pelit yağmuru.


Meyveleride o kadar şık ve sonbaharın simgesi gibiler. Ben bir torba topladım artık bir sürü şey yaparım. İnternette araştırınca bu meyvelerin sağlık açısından da bir sürü faydası olduğu gördüm. Sadece dıy çalışmalarında kullanımlarının yanında sağlık açısından yararlarının olması  beni şaşırttı. Aslında doğada olan herşeyin bir faydası var. Buna şaşırmamak gerek. Doğada bizim için neler neler var.

Görmek, bilmek, bulmak, yaşamak gerek.

5 Eylül 2012 Çarşamba

ELDİVEN ÖRDÜM



Çukurcuma'da gezerken eski eşyalar satan bir dükkanın vitrininde 1900 lü yıllardan kalma dantel örgü eldiven gördük. Benim tepkim bunu ben örerim olunca arkadaşım hemen siparişini verdi. Bende isterim örebilirsen bana da bir tane öreceksin dedi.
 

Bende tabi hemen çalışmalara başladım. Açıkcası nasıl örüldüğü hakkında hiçbir bilgim yoktu. Kafama göre takıldım. Önce parmakları teker teker ördüm. Daha sonra gövdeyi ördüm ve bilekte bitirdim.


Arkadaşımada aynısının krem rengini ördüm. Şimdi gören herkes sipariş veriyor.


Eskiler gibi günlük hayatta kullanılmasa da özel bir davette mesala bir kır düğününde çiçekli bir elbise, hasır şapka ile çok hoş bir kombin olur. Tabi gelinlik ile de kullanılabilir.