20 Mayıs 2014 Salı

DEFTER


Bende çoğu insan gibi defter kalem kırtasiye sevenlerdenim. Bunda mesleğiminde payı büyük. Ama ben ilkokul yıllarından beri defter yapmaya da çok meraklıyım. Şimdiki çocuklar böyle bir ihtiyaç içinde değiller nede olsa teknoloji devrindeyiz bizim ödev defterlerimiz vardı ilkokula giderken. Öğretmen ödev verir bizde unutmayalım diye bu defterlere yazardık. Şu sayfa okunacak veya alıştırmalar yapılacak şeklinde. Bende daha o zamanlarda elimdeki artık kağıtları birbirine yapıştırır kenarlarını süsler ödev defterleri yapardım. O günler aklıma gelince yine bir defter yapayım dedim ve bu defter ortaya çıktı. 





Malzemeler: 
1- Defter kapağı için ince çorapların içinden çıkan karton
2- Defter sayfaları için Paşabahçe'den aldığım tabakların sarıldığı kraft kağıdı
3- Dikmek için yün, iğne
4- Süslemek için renkl bantlar ve şekilli delgeç



Defter kapağı boyutunda kraft kağıtlarını kestim kapağın içine yerleştirip tamamen kendi kafama göre diktim.





 Dikiş teknikleri çok bunun için kurslarda var. Kendi defterini kendin yap diye. Bir kursamı gitsem diyede düşünmeye başladım. Neyse sonra kapağı süsledim. 



Kraft kağıdı eski saman defterleri hatırlatırken, ilkokul günlerimi de bu şekilde anmış oldum. Şimdi kitabımı çayımı alıp okuduklarımı bu defterime not alıyorum ve kitapta anlatıldığı gibi içim huzur doluyor.



PAŞABAHÇE MUMLUK


Paşabahçe ürünlerini severek alıyorum, hem kendim için hem sevdiklerim için. Özel günlerde benim için vazgeçilmez oluyor, bütçemi de çok fazla zorlamadığını itiraf etmeliyim. Çok çeşitli herkese hitap edecek ürünler mevcut. 


Ambalaj delisi biri olarak Paşabahçe bana bu yönden de çok hitap ediyor. Kutular, kutuları sardıkları kağıtlar, üzerine yapıştırdıkları süsler, HAYAT EN GÜZEL HEDİYE yazan etiket beni benden alıyor. Deli diyeceksiniz ama ben böyle şeyleri seviyorum. Hani listeler yapıyorlar mutluluk veren küçük şeyler diye işte benim listemde herhalde hediye paketleri almak diye bir şık kesin olurdu. 
Hediye alınca veya kendime bir şey alınca da paketleri saklamak için yer bulamıyorum. Her taraf dolup taşıyor. Ufak süsleri kurdelaları saklamak mümkün oluyor da her seferinde kutu saklamak zorlaşıyor. 


Bunun için elime geçen Paşabahçe'nin üzerinde mutfak figürleri olan bu kutusunu dönüştürüp kullanayım bari diye düşünürken aklıma çok basit bir fikir geldi.


Kutunun üzerindeki bazı figürleri maket bıcağı ile oydum. Sonrada mumları yakıp içine yerleştirince çok güzel bir tealight oldu. Kutunun bu hali beni çok mutlu etti. 


6 Mart 2014 Perşembe

BÜROMA BAHAR GELDİ


Bu aralar parkta, yolda gördüğüm çiçeklerin telefonum ile fotoğraflarını çeker oldum. Bahar geldikçe doğa uyandıkça bende mutlu oluyorum ve bunlara tanık oldukça da fotoğraflayıp duruyorum bu güzellikleri. 


Epey bir birikince bunları fotoğrafçıda kart boyutunda bastırdım. Sonrada duvarıma yapıştırıp baharı büroma taşıyayım istedim. Çalışırken bile duvara bakıp baharı yaşamaya başladım. 






25 Ocak 2014 Cumartesi

KAR KAPANI


Hani rüya kapanları var ya Kızılderililerin uğur olarak gördükleri kullanım amacının evdeki negatif enerjileri uzaklaştırması, güzel rüyalar görmeye yardım etmesi olan süslü çemberler. Onlardan esinlenerek bende kar kapanı yapayım da bu sene hasret kaldığımız kar birazcık yağsın istedim. 



Kar tanesi motiflerini beyaz yünden ördüm. Sakladığım plastik kovanın demir sapını yün ile sardım ve ördüğüm motifleri bu demire astım.



 Demir sapın kenarlarına da Migros'tan aldığım kar tanesi şeklindeki masa örtüsü ağırlıklarını astım. Şimdi kar bekliyorum.



 Hem çocuklar sömestrde, kar yağarsa eğlencede olur onlar için. Tüm çocuklarımızın sömestrleri güzel geçer inşallah. 





24 Ocak 2014 Cuma

ÇEKİLİŞ

Tokideki Ses Blogu'nun sahibesi kendi el emeği göz nuru hediyeler hazırlamış bize. Sizde katılmak isterseniz aşağıdaki linke bir tık atınız.

http://bakimlianneler3.blogspot.com.tr/2014/01/tokideki-sesin-2-cekilisi.html

16 Ocak 2014 Perşembe

KARA TAHTA KAPIM



Benim bakla sofa minicik büromun içinde dış kapı hariç tek kapım var. Onuda Karaköy boyacılarından aldığım kara tahta boyası ile boyadım. Üzerinde kışın, karın sembolü geyik başı çizince tam oldu. Geçip geçip karşısına tahtamı seyrediyorum.


13 Ocak 2014 Pazartesi

KIŞ GÜNLERİNİN EN GÜZEL UĞRAŞI


Evet kış günlerinde hepimiz yünlerle uğraşmaya başlarız. Ben en çok battaniye örmeyi seviyorum. Bu sevgim sanırım küçükken annemin kalmış yünler ile eskiyen ve küçülen kazaklarımızı sökerek elde ettiği yünlerle rengarenk battaniyeler örmesine dayanır. Tüm aile bireylerinin herbirine bir tane örmüştü. Mahallede teyzelerde birbirleri ile yün alışverişi yapar ve uygun renkleri birbirlerinden temin ederlerdi. Bu dayanışma ve sohbetler eşliğinde battaniyeler
örülürdü. Güzel günlerdi. 
Bende battaniye örmeye başladım. 



İnternetten şu şemayı buldum ve sanki kanaviçe işler gibi her bir kare bir motif olacak şekilde örmeye başladım. Bu şekilde örülmüş battaniye örnekleri pinterestte çokca bulunmakta. 


Bu kış uğraştığım en zevkli iş bu battaniye işi oldu.Bitmesine epey bir süre var. Bitince buradan beğenilerinize sunacağım.